Lanetli Miras / The Cursed Legacy (Tr-Eng)
Ariyah her zaman karanlık, gizemli ve ürkütücü şeylere kendini çekilirken bulmuştu ve büyükannesinin tavan arası bu gizemler arasındaydı. Sessiz, ayın yüzünü göstermediği bir gecede merdivenlerden duyduğu gıcırtı ile bir anda gerildi. Sesi takip ederek çıktığı merdivenlerden kapağını yavaşça kaldırdığı tavan arasında hava oldukça ağırdı. Tavan arasının loş, sarı ışığı büyükannesinin geçmişinden kalanları aydınlatmaya yetmedi.
Eski, siyah metal işlemeler ile süslü sandığın üzerinde ince kutuya benzer bir nesne oldukça dikkatini çekti. Tavan arasına tamamen girdiğinde daha net görebildiği nesne bir fotoğraf albümü idi. Örümcek ağları ve kalın toz tabakası deri yüzeyine işlenmiş yazıyı okumasını güçleştiriyordu. Uzun kollu tişörtünün kolunu elini kapatacak şekilde çekiştirerek fotoğraf albümü üzerindeki kiri temizledi. Kolunu bir ya da iki kere salladıktan sonra en azından tişörtündeki biraz kirin gittiğini umdu.

Kapağı çatlamış ve yıpranmış olan derinin içerisindeki sayfaların da sararıp çatlamış olduğunu gördü Ariyah. Albümün kapağını daha sonra incelemek üzere kapatırken sandığın önünde, ayakları üzerine oturur pozisyona geldi ve fotoğraf albümünü sol tarafına bıraktı. Sandığı açarken değerli bir şeyler bulabilmekti umudu. Ellerinin her zamanki gibi fazla kafeinden titreyişinden dolayı kilidi tutmakta oldukça zorlandı.
Açılan sandıkta büyükannesinin eski tozlu kıyafetleri ve birkaç artık kullanılmaz hâlde olan makyaj malzemesi karşıladı onu. Sandığın içindekilerden memnun kalmayan Ariyah, hoyratça kapadı ve eğilirken sol tarafına bıraktığı albümü tekrar eline alarak ayağı kalktı. Tavan arasında son bir kez gözlerini dolaştırırken eski bisikletleri çıkarması gerektiğini kafasına not alarak çıktığı portatif merdiveni dikkatle indi ve tek eliyle zorlanarak da olsa kapağını kapadı.
Elleri zangır zangır titremesine ve kalbinin çarpıntı yapıyor olmasına rağmen koltuğuna kurulmadan önce elindeki fotoğraf albümünü tezgahın üzerine bıraktıktan sonra bir bardak kahve daha hazırladı kendine. Bir elinde kahvesi ve diğer tarafında koluyla vücudu arasında sıkıştırdığı albüm ile koltuğuna doğru sık ve hızlı adımlar ile ilerledi. Koltuğun hemen yanında bulunan sehpaya kahvesini koyduktan sonra iki eliyle kavradı albümü ve koltuğuna kuruldu.
Kapağını tekrar açmadan önce incelerken bir tarih fark etti Ariyah. Sağ alt köşeye kazınmış bir tarih. "Bin dokuz yüzler?" sesli düşündü. Tamamıyla gitmeyen tozu biraz daha kazımaya çalıştı. Biraz dikkatli olarak biraz da acele ile kazımayı bitirdiği tozu son kez tişörtünün koluyla sildi. Ortaya çıkan tarih ise 1902 idi. Ariyah artık emindi ki bu fotoğraf albümü büyük büyükannesinden veya babasından kalmaydı.

Kapağı dikkatle tekrar açtıktan sonra ilk 2 sayfayı zaten görmüş olduğu için hızla atladı. Ariyah'ın gözleri ilk fotoğrafa takıldığında rahatsız edici bir şey oldu. Fotoğraf, 1900'lerin başına tarihlendiğini yazan bir ıssız mezarlıkta toplanan bir aileyi tasvir ediyordu. Ariyah'ın büyükannesine tıpatıp benzeyen bir kadın, ürkütücü sahnenin tam ortasında, aile bireylerinin hizasında durmuş, yüzü iç ürpertici bir sırıtışa bürünmüştü. Fotoğraftaki figürler, bir fotoğrafta olamayacak kadar canlı görünüyorlardı.
Fotoğraftaki figürler hareket etmeye başladıklarında Ariyah gözlerine inanmak istemedi. Korku ile hemen albümün kapağını kapattı ve koltuğun ondan uzak bir köşesine atmaktan çekinmedi. Kahveyi bu sefer gerçekten fazla kaçırdığını düşünürken kalbinin çarpıntısı uzun turuncu saçlı genç kadına yardımcı olmuyordu. Ani bir karar ile koltuktan kalkıp yüzünü yıkamak için lavaboya doğru ilerledi.
Tekrar aşağı indiğinde albüm korkarak kapattığı sayfada açıktı. Koltuğun üzerine, fotoğraf albümüne eğilerek bakan Ariyah kalbi hâlâ hızla çarparken büyükannesine benzeyen kadının ona doğru döndüğünü gördü. Ve kadın tısladı: "Ariyah, biz de seni bekliyorduk."
Sesi duyar duymaz çığlık atarak geri çekildi Ariyah. Kalbi zaten hızla çarparken bu kadar korkmak ona kalp krizinin adım sesleri gibi gelmişti. Korksa dahi fotoğrafa yeniden yaklaştı ve fotoğraf içinde ona doğru yaklaşan kadına baktı. Kalbi ağzında atarak süren bir konuşma yaptılar. Ariyah saatler süren adını aldığı büyükannesi ile olan konuşmaya hâlâ inanamıyordu.
Büyükannesi albümün neden lanetli olduğunu ve bu lanetin doğasını açıkladı. Uğursuz bir güce, nesiller boyu aktarılan karanlık aile sırlarından bahsetti. Büyükannesinin anlattığına göre Ariyah kanında ölülerin ruhunu uyandırma ve yaşayanlarla etkileşime girme yeteneğine sahipti.
Ariyah sayfaları çevirmeye devam ettikçe, büyükannesinin sakin sesine karışan ailesinin geçmişinden gelen ve her birinin paylaşacak karanlık hikâyeleri olan daha fazla huzursuz ruhla karşılaştı. Ruhların dikkat çekme çabaları büyükannesinin sesi ile karışırken çok huzursuz hissetti genç kadın. Sayfaları çevirmeye devam ettikçe büyükannesi sessizleşti ve diğer huzursuz ruhların sesi daha net duyulmaya başlandı. Duydukları, karanlık sırları, gizli ritüelleri ve nesiller boyu aileye musallat olmuş lanetli bir soyun hikâyeleri idi.
Ancak bütün hikâyeler kötülüklerle dolu değildi. Ariyah'ın çarpık bir masalda trajik bir son ile karşılaşan büyükbabası fotoğraflardan birinde göründü. "Ariyah, bu laneti sona erdirmelisin." diye fısıldarken yaşamın kıvılcımından uzak gözlerini Ariyah'a dikmişti.
Aile lanetinin harekete geçtiğini ve bu lanetin ailelerinin mirasını sonsuz bir karanlığa gömmekle tehdit ettiğini kaba ve boğuk sesi ile anlattı. Her cümlede daha da gerilen turuncu saçlı ellerini saçlarından çekemez olmuştu. Elinde kalan saç tellerine bakakaldı bir süre. Büyükbabasının sesi ile uyanan Ariyah'a laneti bozmak için yıllardır, yüzyıllardır saklanan yasak bir aile eserini bulması gerekiyordu. Ancak o zaman işkence gören ruhlar huzura erebilirdi.

Ruhların huzursuzluğunun bitmesi için elinden geleni yapmayı kafasına koydu. Büyükbabasının ricasını kabul etti. Fotoğraflardaki huzursuz ruhların görüntülerinin yardımıyla, gizli eseri bulmak için tüyler ürpertici bir arayışa girdi, ailesinin karanlık tarihinin gölgelerine daldı ve uykuda yatan korkunç gerçekleri ortaya çıkardı.
Yolculuğu boyunca karşısına çıkan doğaüstü engeller ve tedirgin edici karşılaşmalarla doluydu ama ailesinin ruhları ona bu tehlikeli yolda rehberlik etti. Hedefine yaklaştıkça, yasak eserin atalarının ruhlarını ya özgürleştirecek ya da sonsuza dek bağlayacak güce sahip olduğunu keşfetti.
Ariyah sonunda unutulmuş bir mezarlığın altındaki köhne bir mahzende yasak eseri buldu. Ve büyükbabasının ona söylediği hikâyelerden bu saklı eseri ait olduğu yere götürebilecek cesareti kendinde buldu. Titreyen elleriyle onu hak ettiği yere yerleştirdi ve lanet çevresini güneş gibi aydınlatarak yok oldu. Fotoğraflardan gelen sesler azalmaya başladı ancak hepsi onun kararlılığı ve işkencecilerinden kurtuldukları için minnettarlıklarını tıslamadan önce değil.
Lanetin kalkmasıyla ruhlar artık huzur içinde dinlenebilecekti. Albümü kapatıp tavan arasından çıkarken tüyleri diken diken olmuştu. Son kez girdiği tavan arasında albümü bırakarak çıkmak istememişti fakat atalarının sadece ailenin lanetli geçmişle bağlantısını koparmakla kalmamış, aynı zamanda bu süreçte kendi ruhundan da bir parçayı koparmıştı.
Gıcırdayan merdivenlerden inerken Ariyah hayatının geri dönülmez bir şekilde değiştiğini biliyordu. Fotoğraf albümü korkutucu bir emanet olarak kalmıştı ancak artık kalbinde uğursuz bir yeri vardı. Ailesinin hikayelerini paylaşmaya devam edecekti, nostalji hikâyeleri olarak değil, bir soyu tuzağa düşürebilecek karanlığın uyarıları olarak.
Ariyah geçmişin romantikleştirilecek bir şey değil, akıldan çıkmayan sırların, kötü ruhların ve sonsuz dehşetin kaynağı olduğunu anlamıştı. Ve ailesinin geçmişinin unutulmuş köşelerinde başka hangi vahşetlerin gizlendiğini merak etmekten kendini alamıyordu.
Ve böylece, ötelerden gelen fısıltılar sustu, geride ürpertici bir kopukluk hissi ve Ariyah'ı günlerinin geri kalanında rahatsız edecek kalıcı bir korku havası bıraktı.

Her grandmother's attic was one of the mysteries that drew Ariyah, who had always been drawn to the eerie, dark, and mysterious. The creaking on the stairs suddenly made her uneasy on this moonless, silent night. The attic's air felt heavy as she cautiously lifted the stairs' lid in slow motion, chasing the sound. The dim, yellow light of the attic was not enough to illuminate the remains of her grandmother's past.
She noticed a thin thing on the ancient black metal-decorated chest that looked like a box. When she was able to see more clearly when she entered the attic completely, the object she could see more clearly was a photo album. Cobwebs and a thick layer of dust made it difficult to read the writing engraved on the leather surface. Tugging the sleeve of her long-sleeved t-shirt so that it covered her hand, she cleaned the dirt on the photo album. After shaking her sleeve once or twice, she hoped that at least some of the dirt on her T-shirt was gone.

Ariyah saw that the cover was cracked and frayed, and the pages inside were yellowed and cracked. As she closed the cover of the album to look at it later, she sat down on her feet in front of the chest and left the photo album on her left side. As she opened the chest, she hoped to find something valuable. She found it quite challenging to hold the lock because her hands were shaking from too much caffeine as usual.
Her grandmother's worn-out, dusty clothes and a few broken makeup brushes greeted her when the chest was opened. Dissatisfied with the contents of the chest, Ariyah closed it unceremoniously and stood up, picking up the album she had left on her left side as she bent down. Her gaze roved the attic one last time, mentally noting to take out the old bicycles, then gingerly lowering the foldable ladder and, if reluctantly, closing the lid with one hand.
Despite her shaking hands and palpitating heart, she made another cup of coffee and sat on the sofa, leaving the photo album in her hand on the counter. With her coffee in one hand and the album squeezed between her arm and her body on the other side, she took firm and quick steps towards her seat. After putting his coffee on the coffee table right next to the armchair, he grasped the album with both hands and sat on his armchair.
While examining it before opening the cover again, Ariyah noticed a date. It was engraved in the bottom right corner. "Nineteen hundred?" she exclaimed. She scraped a little more of the dust that was not completely gone. She wiped the dust she had finished scraping with the sleeve of her T-shirt for the last time, a little carefully and hurriedly. The year that appeared was 1902. Ariyah was now certain that the photo album belonged to her great-grandmother or father.

She carefully opened the cover again and quickly skipped through the first two pages, which she had already seen. Something unsettling happened when Ariyah's gaze fell on the very first photograph. The photograph depicted a family gathered in a deserted cemetery, which she saw was dated to the early 1900s. A woman who resembled Ariyah's grandmother stood in the middle of the eerie scene, at the level of the family members, her face twisted into a creepy grin. The figures in the photograph appeared to be too vivid to be photographs.
When the figures in the photograph started to move, Ariyah didn't want to believe her eyes. Fearfully, she quickly closed the album cover and threw it on a corner of the couch away from her. The pounding of her heart wasn't helping the young woman with the long orange hair as she thought she had really overdone it this time. With a sudden decision, she got up from the sofa and went to the sink to wash her face.
When she went downstairs again, the album was open on the page she had closed in fear. Looking down at the photo album on the couch, her heart still racing, Ariyah saw the woman who looked like her grandmother turning towards her. And the woman hissed, "Ariyah, we've been waiting for you."
As soon as she heard the voice, Ariyah backed away, screaming. While her heart was already beating rapidly, being so scared sounded like the steps of a heart attack. Even though she was scared, she approached the photo again and looked at the woman approaching her in the photo. They had a conversation that lasted with her heart in her mouth. Ariyah still couldn't believe the conversation with her grandmother, after whom she was named.
Her grandmother explained why the album was cursed and the nature of the curse. She spoke of a sinister power and of dark family secrets passed down through generations. According to her grandmother, Ariyah had the ability to awaken the spirits of the dead in her blood and interact with the living.
As Ariyah continued to turn the pages, she encountered more and more restless spirits from her family's past mingling with her grandmother's calm voice, each with dark stories to share. The young woman felt very uneasy as the spirits' attempts to attract attention mingled with her grandmother's voice. As she continued to turn the pages, her grandmother became quieter and the voices of the other restless spirits could be heard more clearly. What she heard were dark secrets, secret rituals and stories of a cursed lineage that had haunted the family for generations.
But not all the stories were full of evil. Ariyah's grandfather, who met a tragic end in a twisted tale, appeared in one of the photographs. "Ariyah, you must end this curse," he whispered as he gazed at Ariyah with eyes far from the spark of life.
He explained in his rough, hoarse voice that the family curse had been activated and threatened to plunge their family's legacy into eternal darkness. With each sentence, the orange-haired woman grew more and more tense, unable to keep her hands out of her hair. She stared at the strands of hair left in her hands for a while. Ariyah, who woke up with her grandfather's voice, had to find a forbidden family artefact that had been hidden for years, centuries, to break the curse. Only then could the tortured souls be at peace.

She resolved to do what she could to end the restlessness of the spirits. She accepted her grandfather's request. With the help of images of restless spirits in photographs, she embarked on a spine-chilling quest to find the hidden artefact, diving into the shadows of her family's dark history and uncovering the terrible truths that lay dormant.
Her journey was filled with supernatural obstacles and unsettling encounters, but the spirits of her family guided her along the perilous path. As she neared her destination, she discovered that the forbidden artefact had the power to either free or bind the souls of her ancestors forever.
Ariyah eventually found the forbidden artefact in a ramshackle crypt beneath a forgotten cemetery. And from the stories her grandfather told her, she found the courage to take this hidden artefact back to where it belonged. With trembling hands she placed it in its rightful place and the curse disappeared, illuminating its surroundings like the sun. The voices from the photographs began to fade, but not before they all hissed their gratitude for her determination and freedom from their tormentors.
With the curse broken, souls could now rest in peace. Goosebumps ran down her spine as she closed the album and left the attic. She didn't want to leave the album in the attic she had entered for the last time, but her ancestors had not only severed the family's connection to the cursed past, but also tore a piece of her own soul in the process.
As she descended the creaking stairs, Ariyah knew her life had changed irrevocably. The photo album had remained a frightening legacy, but now it held an sinister place in her heart. She would continue to share the stories of her family, not as stories of nostalgia, but as warnings of the darkness that could trap a bloodline.
Ariyah understood that the past was not something to be romanticised, but a source of haunting secrets, evil spirits and eternal horrors. And she could not help wondering what other terrors lurked in the forgotten corners of her family's past.
And so, the whispers from beyond fell silent, leaving behind a chilling sense of disconnection and a lingering air of dread that would haunt Ariyah for the rest of her days.
All of my content is written in Turkish first and then with the help of translators and dictionaries below translated in English.
https://www.seslisozluk.net
https://www.deepl.com/translator
P.S. If you know English AND Turkish, I do that too... If you see a translation discrepancy that was on purpose. I did think this is as proper as I could do. Because there are many differences between these languages.
Not: Hem Türkçe hem de İngilizce biliyorsanız, ben de biliyorum... Eğer çeviri farklılığı görürseniz bunun bilinçli olduğunu bilin lütfen. Bunu yapabileceğim en uygun şekilde yaptığımı düşünüyorum. Çünkü bu iki dil arasında çok fazla fark var.
Congratulations @bemier! You have completed the following achievement on the Hive blockchain And have been rewarded with New badge(s)
Your next target is to reach 1500 comments.
You can view your badges on your board and compare yourself to others in the Ranking
If you no longer want to receive notifications, reply to this comment with the word
STOPTo support your work, I also upvoted your post!
burada bir ürperti gelmedi değil 👀
🙊
mekân ve seçtiğin fotoğraflar hikâyeyi daha da kuvvetlendirmiş. korkutucu havası da ta buralardan hissediliyor.
ellerine sağlık, Ariyah'ın hikâyesini bizimle paylaştığın için teşekkürler. devamı da gelir mi 🙆♀️
Bir an sanki saatler önce yazmamışım gibi unutup da ne yazdığıma baktım 🤣
"uuu" diye bir uğultu gelmişti kulağıma resmen. Yazarken yaşayan tiplerden olmak zor olabiliyor 😂
Bunu başarabildiysem ne mutlu bana. Başlangıçta oldukça romantik konularla ilgili yazmaya çalışırken aslında korku, gerilim temalarından daha çok zevk aldığımı fark ettim. Eğer beğendiysen ne mutlu bana.
Ariyah ismiyle devamı gelir mi bilmem ama bu tarz hikâye denemelerimin geleceği kesin. Yazmazsam çatlarım çünkü 😁
Uğradığın ve güzel yorumun için teşekkürler ✨
ben de bu tarz içerikleri okumaktan keyif alıyorum o korkutucu havayı solumak güzel 🙆♀️
yalnız değilmişim demek ki ben de yapıyorum böyle:))
kesinlikle 🙊
Bir de unutmasam dahi anksiyete sağ olsun 😁
Kesinlikle. Gerilmeye bayılıyorum.
O tavan arasına ben olasam girmezdim. Kapı açılırken sanki ben açmış gibi hissettim. Kurgu ve görseller çok güzel olmuş. Güzel bir gerilim hikâyesi olmuş ki ben gerçekten gerildim.. ellerine sağlık çok güzel olmuş.
Ben, benim başımı belaya sokmaktan çekinmeyen merakımdan dolayı durduğum yerde durmaz mutlaka giderdim. Durmazdım kesinlikle.
Beğendiysen ne mutlu bana, uğradığın için teşekkür ederim ✨
Bu yeteneğe ben de sahip olmak isterdim:) Ruh çağırma seansları ile aram iyiydi eskiden.
Şu sıralar onlarla uğraşmamak en iyisi diye düşünüyorum. Geçenlerde biraz dilim yandı çünkü 🤣
Uğradığınız için teşekkürler ✨